AKIL, AKLI YARATAN ALLAH’A HAYRAN VE KURBAN OLMAK İÇİN YARATILMIŞTIR!

Chalk drawing of a head with swirling arrows represents mental activity and thought process.
Okuma süresi: 2 dakika

AKIL, AKLI YARATAN ALLAH’A HAYRAN VE KURBAN OLMAK İÇİN YARATILMIŞTIR!

Dr. Vehbi KARAKAŞ

Hayvanların ne suçu vardı ki hayvan oldular. İnsanların ne fazileti vardı ki insan olarak dünyaya geldiler? Madem kimin ne olacağına Allah karar vermiştir; madem o Allah da bizi, akılsız hayvan değil de akıllı insan yaratmıştır; öyleyse akıllı insan olmanın gereğini, görevini hayvanlar değil biz yapacağız, yapmalıyız. Nedir o görev? Aklı veren Allah’ın işine, icraatına, sanatına, hikmetine, nimetine rahmetine, kudretine hayran olmak ve Ona samimi kul ve kurban olmaktır. Yani emirlerini yapmak, yasaklarından uzak durmak, sevgide ve saygıda kusur etmemektir.

Günümüzde öyle insanlar, öyle bilim adamları(!) görüyorum ki Allah’ın verdiği malzemeyi, Allah’ın verdiği aklı kullanıyorlar, ama Allah’ı tanımıyorlar. Hatta Allah’ın verdiği akılla Allah’a imanlarını ilan etmeleri, Ona teşekkürlerini sunmaları ve Onun için şükür secdelerine kapanmaları gerekirken Allah’ı inkâr ediyorlar. Tabii ki bu durum, bu yolun yolcularını, eşeklerin dahi atılmayacağı bir yere cehenneme atılma tehdidi ile baş başa bırakıyor. Böyleleri hakkında bakın Allah Teala ne buyuruyor:

وَلَقَدْ ذَرَأْنَا لِجَهَنَّمَ كَثٖيراً مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِؗ لَهُمْ قُلُوبٌ لَا يَفْقَهُونَ بِهَاؗ وَلَهُمْ اَعْيُنٌ لَا يُبْصِرُونَ بِهَاؗ وَلَهُمْ اٰذَانٌ لَا يَسْمَعُونَ بِهَاؕ اُو۬لٰٓئِكَ كَالْاَنْعَامِ بَلْ هُمْ اَضَلُّؕ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ 

“Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Bunların kalpleri (ve akılları) vardır ama onlarla Allah’ın varlığına dair delilleri anlamaz ve kabul etmezler; gözleri vardır ama onlarla Allah’ın varlığına dair delilleri görmezler; kulakları vardır ama onlarla Allah’ın varlığına dair delilleri işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da aşağıdırlar. Asıl gaflet içinde olanlar da onlardır.” [1]A’raf, 7/ 179 Ey âlemlerin Rabbi ve benim de Rabbim olan Allah’ım! Evimizin etrafında binalar yapılıyor gürültüden duramıyoruz. Sen bu türlü türlü sanat harikası eserlerini yaparken hangi alet ve edevatı, hangi çarkları ve makineleri, hangi iğne ve iplikleri kullanıyorsun ki etrafı rahatsız eden hiçbir ses ve gürültü duymuyoruz? insanlar anne rahminde, karanlık bir yerde, tohumlar ve çekirdekler toprağın altında çalışırken; kimisi toprağın altında, kimisi toprağın üstünde meyveye dönüşürken hiçbir ses ve gürültü duymuyoruz. Kiraz ve partates üreten bir fabrika kurmaya kalksak ne böyle kiraz ve patates elde edebiliriz ne de bu kadar kolay, sessiz ve gürültüsüz yapabiliriz. Ey benim kudreti ve merhameti sonsuz Rabbim! Senin bu icraatın ne muhteşem ve mükemmel bir faaliyet ve icraattır ki alet ve edevat kullanmadan, ses ve gürültü çıkarmadan istediğin ürünü en mükemmel, en kolay bir şekilde ortaya koyuyorsun. Belli ki sen her şeyi Kur’an’ın ifadesiyle “ol” emrinle yapıyorsun. Hangi eseri yapmak istiyorsan, ona “ol” demen yetiyor. O da hemen oluyor, [2]Bkz. Bakara, 2/117; Yasin, 36/82 yavaş yavaş da büyüyor. Bu da senin sonsuz kuvvetini ve kudretini gösteriyor. Bundan dolayıdır ki biz, her zaman her yerde ve beş vakit namazda ELHAMDÜLİLLAHİ RABBİLALEMÎN= Bütün övgüler ve övünmeler alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur, diyoruz. Sana sonsuz hamd ve senalarımızı arz ediyoruz. Bu imanı ve hakikatleri bize getiren şanlı Rasulün sevgili peygamberimize de sonsuz salat ve selamlarımızı gönderiyoruz. Bu imanımızı ve tefekkürümüzü dünya ve ahiret sıkıntılarından kurtuluşumuza vesile eyle Allah’ım! Bu imanı ve tefekkürü sevdiklerimin, sevenlerimin, değerli okurlarımın dünya ve ahiret hastalıklarından ve musibetlerinden korunmasına vasıta eyle Allah’ım!

Dipnotlar

Dipnotlar
↑1 A’raf, 7/ 179
↑2 Bkz. Bakara, 2/117; Yasin, 36/82

Diğer Makaleler