PEYGAMBERİNİZ HZ. MUHAMMED’E (SAV) DÖNÜNÜZ. (DÖNÜNÜZ Kİ) SON BİR KERE DAHA DÜNYANIN EFENDİSİ OLASINIZ

Stunning view of the Prophet's Mosque minarets at sunset in Medina, Saudi Arabia.
Okuma süresi: 2 dakika

“PEYGAMBERİNİZ HZ. MUHAMMED’E (SAV) DÖNÜNÜZ. (DÖNÜNÜZ Kİ) SON BİR KERE DAHA DÜNYANIN EFENDİSİ OLASINIZ.”

Dr. Vehbi KARAKAŞ

Hz. Muhammed’in (sav) doğum günü münasebetiyle bir Arap hatip Araplara seslenmiş: Ey Müslüman ve Hristiyan Araplar! Sizlere sesleniyorum: Hz. Muhammed (sav) olmasaydı tarihte Arapların nerde olabileceğini bir düşünün.

Söylenmiş birkaç şiirden başka hangi kültür ve medeniyet, hangi şeref ve asalet sizlere ait? Irak’taki krallarınız Kisra’nın devletinde bir nahiye müdürüydü. Şam’da ki melikleriniz Kayser’in memleketinde bir vali idi. Hangi birleştirici unsur size aitti? Bölük pörçüktünüz. Arap ırkçılığına dayalı kardeşlik de sizleri birbirinize bağlayamıyordu. Sizi bir araya getiren sadece kabîle bağı idi. Siz devamlı ihtilâf içindeydiniz. Yemen kabilesi Adnanîlerle, Bekir kabilesi Tağlıb kabilesiyle Abi kabilesi Zübyanîlerle çekişiyordu. Durumları tam bir kaos ve kargaşa idi. Kuvvetten başka bir kanun, kılıcın hükmünden başka (adlî) bir hüküm de yoktu. Hukuk yoktu, adalet yoktu, ahlak yoktu. Herkes kum yığınlarına başlarını sokup çıkarıyorlar, perişan hallerine kanaat ediyorlardı. Özün temizliği, soyun güzelliği üzerine söylenmiş sözlerinin belâğatiyle yetiniyorlardı.

Yeniden yaratılmışcasına akşam-sabah arası gibi kısa bir zamanda onların (durumunu) değiştiren kim oldu? Onları dağılmaktan, kurtaran dünyanın daha bir benzerini bilmediği birliğe götüren kimdi? Cahil bir milleti, dünya milletlerine muallim (öğretmen) yapan kimdi? Onları yalnızlıktan ve cehaletten kurtarıp, kılıcıyla dünyayı fethettiren, hidayetiyle alemi hidayete kavuşturan, bayraklarını kendi eliyle bütün topraklar üzerine diken ve her yıldızın altında dalgalandıran kimdi? Şam, Bağdat, Kurtuba, Kahire, Kayrevan, İsfehan, Belh, Delhi medeniyetini tesis eden kimdi?

Bütün bu inkılapları yapan elbette son peygamber Hz. Muhammed’den (sav) başkası değildi. Savaş kahramanları ve meydan dahileri olan kumandanları çıkaran Hz. Muhammed (sav)den başkası değildi. Her ma’kul ve menkul ilimde akılların öncüleri ve dünyanın kandilleri olan alimleri yetiştiren yine Muhammed (sav)den başkası değildi. Asalet sebeplerini Araplara uzatan ve onlara ebediyyet anahtarlarını veren Hz. Muhammed (sav)den başka kim olabilir? Bugün bir Arap’ın övünebileceği hangi övünç vesilesi var ki Hz. Muhammed’in (sav) icraatından olmasın?

Arap tarihinden İslâm’a ait her şeyi silin, sonra bakın, geriye ne kalacaktır!.. Muallakat (Kabe’nin duvarına asılan şiirler)den, Kus b. Saide’nin hutbesinden, at, kadın ve arazı savaşlarından, güneyde Gamdan, kuzeyde Havarnak Sarayı’ndan başka hiçbir şey kalmayacaktır.

Tarihin yaklaştırdığı ve Onunla sair insanlara bizi üstün kıldığı medeniyete gelince, işte telif ettiğimiz milyonlarca kitap, işte doğurduğumuz yüzbinlerce büyük insanlar, işte daldığımız on binlerce meydan muharebeleri ve işte dünyayı doldurduğumuz hak ve hayır menkıbeleri… Bütün bunların hepsi Hz. Muhammed (sav)in eserleridir. Biz bugün Muhammed (sav)in doğumunu kutlarsak Arap asaletinin doğum (yıl dönüm)ünü katlamış oluruz. Çünkü bizim gerçek tarihimiz Muhammed (sav)in doğduğu gün doğmuştur.

İslâm, ne sarıktır ne sakal. Ne gösteriştir ne övünmek… İslâm neşelenmek için teğanni ile okunan Kur’an’da değildir. Teberrük için okunan hadislerde değildir. İslâm, Müslümanların içinde yalan söyleyen, aldatan, hîyanet eden kimse de değildir. Bilâkis İslâm, dağları susturan bir inançtır. Müslüman olan bir kimse fakirlikten korkmaz. Çünkü o bilir ki rızık taksim edilmiştir. Gerektiği zaman ölümden de korkmaz. Çünkü o yakınen inanır ki ecel birdir, kesindir, değişmez. İslâm, riyakârene ibadet de değil, samimi ibadettir. İslâm, Kur’an’ı düşünmek ve O’nunla amel etmektir. İslâm, sözde ve eylemde doğruluktur. Görünür, görünmez hallerde emanete riayettir. Yalnızlık ve kalabalıkta iffeti (namusu) korumaktır. İslâm, hayırda birleşmek ve yardımlaşmaktır. Nefse ve düşmana karşı cihaddır. İşte bu yol, bizim ecdadımızı yerin efendisi ve dünyanın sultanları yapan Muhammed’in (sav) yoludur. Akibet budur. Biz Muhammed’in (sav) yolunu bıraktık, alçaldık. Nihayet Yahudi bize ve bizim yurdumuza galip geldi.Öyleyse ey Araplar! Gerçekten Hz. Muhammed’in (sav) doğumunu kutlamak istiyorsanız Hz. Muhammed’e (sav) dönünüz. (Dönünüz ki) şerefiniz dönsün, asaletiniz geri gelsin. Son bir kere daha dünyanın efendisi olasınız.”

Hatibin son cümlesini biraz daha geniş tutarak şöyle diyoruz: “Ey İslâm aleminin Müslüman milletleri! Peygamberiniz Hz. Muhammed’e (sav) dönünüz. Dönünüz ki şerefiniz dönsün, asaletiniz geri gelsin. Son bir kere daha dünyanın efendisi olasınız.

Diğer Makaleler