HAKKIN HATIRI HİÇBİR HATIRA FEDA EDİLEMEMELİ

A serene silhouette of a person wearing a hijab against a vibrant sunset sky in a rural area.
Okuma süresi: 3 dakika

HAKKIN HATIRI HİÇBİR HATIRA FEDA EDİLEMEMELİ!

Dr. Vehbi KARAKAŞ

Repertuarımda: “Hakkın hatırı âlidir (yücedir), hiçbir hatıra feda edilmez.” [1]Bkz. Münazarat, Sualler ve cevaplar. Şeklinde güzel bir söz var. Bu sözü ben çok severim. Ahlak ve karakterimi şekillendiren sözlerden biri de bu sözdür. Bundan dolayıdır ki hayatım boyunca birileri incinir, benden küser veya bana düşman olur, menfaatlerime darbe vururlar, düşüncesiyle söylenmesi gereken doğru ve hak sözleri söylemekten asla geri durmadım. Birilerini memnun etme ve hatırına saygı duyma uğruna Allah’ın hatırını incitecek sözler söylememeye çalıştım. Bu tutumumdan dolayı, yalnız kalmış olabilirim. Dünyevî menfaatleri elden kaçırmış olabilirim. Hiç önemli değil. Yeter ki Allah benden razı olsun. Ne makam ne mevki ne de makamlardakilerden gelecek olan türlü türlü menfaatler. Bunlar kimin olursa olsun, Allah benden razı olsun yeter, dedim.

Benim karakterimi ve duruşumu formülleştirdiğim bir sözüm var. Bir münacatımda Rabb-i Rahîm’ime şöyle seslendim. “Allah’ım! Her konuda seni ve senin rızanı tercih ettiğim için çok kimse benden küstü. Seni ve senin rızanı tercih etmedikleri için ben de onlardan küstüm. Beni doğru duruştan, doğru çizgiden ayırma ya Rabbi!

Bu yazıyı kaleme alış sebeplerinden biri de:

“Öyle insanlar var ki namaz kılmıyor, ama dua ediyorlar. Böyle insanların duası kabul olur mu?” şeklinde gelen soruya verdiğim cevaptır.

Eğer ben bu soruya: “Namaz kılmasalar da bu şekilde yaşamaya devam etsinler” deseydim halkın hatırını Hakk’ın hatırından üstün tutmuş olurdum. Ben şöyle dedim: Namaz, bütün duaları içinde toplayan en büyük, en önemli bir duadır. Beş vakit namazını kılanın, namazın dışında yapmış olduğu bütün dualar geçerlidir, doğrudur. Ama beş vakit namazı kılmayanın bütün duaları havada kalır, menzili maksuduna varmaz. Allah buyuruyor: “Tertemiz sözler ve dualar Allah katına yükselir, ama o sözleri ve duaları Allah katına çıkaracak olan asansör de amel-i salih (yani düzgün işler, ibadetler ve huşu ile kılınan beş vakit namaz)dır.” [2]Bkz. Fatır, 35/10 Çünkü “Namaz, müminlere vakitleri belirlenmiş farzdır.”

Yine müstehcen kılık ve kıyafetler içinde Allah’ı ağzından düşürmeyen, “Allah korusun, Allah’a emanet olun” diyen müstehcen sunucu bayanlar görüyorum. Ben bunlara da acıyorum ve diyorum ki: Hanımefendi kardeşim, hanımefendi kızım, dua ettiğine göre senin Allah’a imanın var. Allah’a imanın varsa Allah’ın haram kıldığı bu müstehcen kılık ve kıyafetten uzak durman gerekir ve Allah’ın inananlara farz kıldığı beş vakit namazı [3]Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur: سُبْحَانَ اللّٰهِ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ وَ لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَ اللّٰهُ … Continue reading kılman gerekir. Müstehcen görüntülerinizle, genel ahlaka bile aykırı programlarınızla evlerimizdeki kadınlarımıza ve kızlarımıza kötü örnek olmamanız gerekir.

Hem inanıyorum hem giyinmeyeceğim hem inanıyorum hem kılmayacağım” diyorsanız, bizden size “aferin iyi ediyorsunuz” şeklinde bir cevap beklemeyiniz. Ben bu tavrımla seni ateşlerin arasından çekip çıkarmaya çalışıyorum. Ama sen benim bu samimi tutumumu görmüyorsun, senin bu müstehcen haline, genel ahlaka aykırı programlarına alkış tutanların aferinlerine aldanıyor, yaptığının doğru olduğunu sanıyorsun. Şunu bil ki sen de senin bu haline fetva verenler de sana ve programlarına alkış tutanlar da büyük yanlışın içindesiniz. Namazsız ve tesettürsüz hayat, sizin ve size alkış tutanların başına bela olacak. Bu yanlışın bedelini bu dünyada olmasa da ahirette çok acı bir şekilde ödeyeceksiniz. Bu uyarımı da yine size olan şefkatimden dolayı yapıyorum.

Radyolarda, televizyonlarda ve çeşitli mahfillerde program yapan bir kısım hocalara da sesleniyorum: Siz halkın hatırını, Hakk’ın hatırından üstün tuttuğunuz için münkere itiraz etmediğiniz için bu milletin evlatları dejenere oldu. Hiddete, şiddete, kötü alışkanlıklara ve uyuşturucuya kurban olup gittiler. Yapmayın bunu lütfen. Münkere karşı çıkanları yalnız bırakmayın lütfen.

Ben, benimle televizyon programı yapacak olan başarılı ama açık bir bayanı uyardım: Ölünce zerre kadar sana faydası olmayan, hatta başına sıkıntılar açacak olan servet ve şöhret uğruna Allah’ın kurallarını çiğneme. Halkın rızasından önce Halık’ın (Yaratıcının) rızasını düşün, …dedim.

Dedim ama bir daha da televizyon programlarına çağrılmadım. Hiç umurumda değil. Kazananın yüzde yüz ben, kaybedeninse onlar olduğuna inanıyorum. Yine de onlara, onlarla program yapan hocalara ve hepimize şöyle dua ediyorum: Allah’ım! Bizi, senin hatırını, bütün hatırlardan üstün tutanlardan eyle, emirlerine uyup yasaklarından uzak duranlardan eyle. Rant ve şöhret uğruna senin hatırını, emir ve yasaklarını hafife alanlardan eyleme.

Doğrularımın kabulünü yanlışlarımın affını Rabbimden niyaz ediyorum. Selam ve sevgilerimle.


Dipnotlar

Dipnotlar
↑1 Bkz. Münazarat, Sualler ve cevaplar.
↑2 Bkz. Fatır, 35/10
↑3 Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur:

سُبْحَانَ اللّٰهِ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ وَ لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَ اللّٰهُ اَكْبَرُ ‘sübhânellâhi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illâhü vallahu ekber’ zikri güzel bir sözdür. Kul bunu söylediği zaman melek onunla semâya çıkar, onu Rahmân’ın katına arzeder, fakat onu tasdik ve takviye edecek sâlih ameli olmazsa ‘namaz ve edepli giyinme gibi’ kabul olunmaz.” [Elmalılı, Hak Dini, V, 3980]

Diğer Makaleler