OKUYUCUMUZ ALDIĞI CEVAPLARLA İMAN SELAMETİNE KAVUŞTU ELHAMDÜLİLLAH
Dr. Vehbi KARAKAŞ
SORDULAR:
-Birkaç defa imana girip çıkanlara ve inkârlarını arttıranlara Allah’ın muamelesi nasıl olacaktır?
CEVAP:
Bu soruya Kur’an’ın ayetlerinden biriyle cevap vereyim. Allah Teala buyuruyor ki:
اِنَّ الَّذٖينَ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَبٖيلًاۜ
“İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak ne de onları doğru yola iletecektir.” [1]Nisa, 4/137
İslâm tarihinin ilk döneminde iman ile inkâr arasında gidip gelenler, bunu kötü maksatla yapanlar veya iman henüz yeterince kafalarına ve gönüllerine yerleşmemiş bulunduğu için böyle hareket edenler olmuştur. Önemli ve muteber olan son durumdur; insanlar sonunda imana karar verir, bunda sebat ederlerse kurtulurlar, daha önceki inkârları da bağışlanır. Çünkü hadisin ifadesiyle: (İnkâra bir daha dönmemek şartıyla) “Müslüman olmak, geçmişi siler” [2]Ahmet b. Hanbel, 4/199. Sonu inkâr olan ve bu halde ölenler (inkârlarını arttıranlar) bağışlanmazlar, inkârcıların doğru yolda oldukları da iddia edilemez. Çünkü inkâr ile iman, ikisi bir arada bulunmaz. [3]Kur’an Yolu Tefsiri, 2/161
Bir başka müfessirimiz de şöyle diyor: Eğer küfür (yani inkâr) kişi de imandan önce bulunuyor idiyse, arkasından gelen iman onu imha edecek, vebalini de tamamen silecektir… İmandan sonra inkâra gelince bu bir cinayettir. Hiçbir mazeret tarafı, hiçbir mağfiret imkânı olmayan korkunç bir sapıklıktır. Küfür (inkâr) bir örtüdür; ne zaman ki bu örtü düşerse işte o zaman insan, yaratıcısı olan Allah’a kavuşur… İmandan sonra irtidad edenler, defalarca inkâra dönenler asla affedilmezler.” [4]Kutup, Seyyid, Fîzılal’in Kur’an, 3/497 (Hey’et Tercümesi) Bunların yeri esfel-i safilinden, aşağıların aşağısı olan cehennemin dibinden başkası değildir.
SORDULAR:
Bir insan, imansız ölüp cehenneme gideceğini kesinkes bilebilir mi?
CEVAP:
Kişinin yaşama biçimi ve inkârda kararlılığı, kâfir olarak öleceğini kendisine bildirir. Allah hiç kimseyi zorla cehenneme sokmaz. Kul hür iradesiyle ne isterse Allah da onu verir. Kula düşen, kendisini kesinlikle cehenneme sokacak inanç ve davranışlardan uzak tutmak, cennete sokacak amellerle baş başa bırakmaktır.
Allah kimseyi herhangi bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlamıyor. Sana bir irade vermiş, seni dilediğini yapmakta serbest bırakmış, şunları yaparsan akıbetin cennet, şunları da yaparsan akıbetin cehennem olacak, tercih sana ait, demiş. Bir insan bile bile cehenneme götüren sebepleri tercih etmiş, cehenneme düşmüşse vebali kendisine aittir. Ölmeden önce inkârdan ve isyandan pişman olanlara Allah tevbe kapısını açık tutmuştur. Tevbenin kabul şartları da bellidir: Küfre ve günaha tekrar dönmeyeceksin, gasp ettiğin hakları hak sahiplerine iade edeceksin, sonra da onlardan helallik isteyeceksin, Allah’tan da aff ve mağfiret dilemeye devam edeceksin. Bu şartlara uyan insan Allah’ın affı ve lütfuyla cennetlik olur.
Kul, ne yaparsa yapsın Allah’ın af ve rahmetinden ümidini kesmemelidir. Hz. Ali demiş ki: “Allah’ın sana tevbe istiğfar fırsatı vermesi, seni affedeceğine işarettir. Seni affetmeyecek olsaydı sana bu tevbe-istiğfar fırsatını vermezdi.” Hadis-i şerifte de buyurulmuş ki: “İnsanoğlunun hepsi hata yapar, günaha bulaşabilir, ama hata yapanların ve günahkârların en iyileri tevbekârlardır, günahları için Allah’tan af isteyenlerdir.” [5]İbn Mace, Zühd, 30
Son söz: Ahirete imanla gitmek senin iradene bağlanmış. Vicdan azabın, tevben, salih amelin, bir de imanda kararlılığın varsa affedilmeyecek günah yoktur. Öyleyse değerli kardeşim, kesinkes tevbeni yap, kurtul. Çünkü tevbeleri kabul eden, kulunun tevbesinden çok hoşlanan bir Allah var.
Hiç kimse, “nasıl olsa böyle bir Allah var, ben günah işlemeye devam edeyim bir gün de tevbe eder kurtulurum”, demesin. Çünkü tevbe etmeye fırsat bulamadan ölüm gelebilir, seni günahların içinde yakalayabilir. Böyle bir durumda insan, imansız da gidebilir. Çünkü her günahta küfre giden bir yol vardır. İnsan meseleyi bu noktaya getirmemelidir. Allah’ım! Sen beni ve takipçi dostlarımızı razı olmadığın bir ayıp ve günahın üzerinde yakalama.