14 Asır Önce İnmiş Tekâsür Suresi, Bugün İnmiş Gibi Taze. Neden?

Yellow Flower in Close Up Photography
Okuma süresi: 3 dakika

14 ASIR ÖNCE İNMİŞ TEKÂSÜR SURESİ, BUGÜN İNMİŞ GİBİ TAZE. NEDEN?

Dr. Vehbi KARAKAŞ

Cevap: İki sebepten:

1-Allah’ın kelamı olduğundan. Allah eskimez ki kelamı da kanunu eskisin.

2-Allah, her devir insanının ortak derdini bildiği için tam derde göre derman göndermiş. Ortak dert ne? “Tekâsür=Çoklukla övünme.” Çoklukla övünmenin son sınırı Nemrutluk, Firavunluk, Karunluk, Ebucehillik ve Ebulehebliktir. Bu hastalık, Cahiliye toplumunda had safhada idi. Bakıyorsunuz aynı hastalık her devirde var ve bugün de devam ediyor. O günün toplumunu tedavi eden Kur’an ve Tekâsür suresi, bugünün toplumunu da tedavi edecek çapta ve kuvvettedir. Yeter ki insanlık bu ilacı alsın ve kullansın. Bugün biz bu makale ile bu ilacı yani Tekâsür suresini anlamaya ve ondan gereken dozu almaya çalışacağız. Tekâsür suresi, Kur’an’ın 102. Suresidir ve 8 ayetten ibarettir. Lütfen dikkatle okuyalım. Mevla buyuruyor:

اَلْهٰيكُمُ التَّكَاثُرُۙ ﴿١﴾

حَتّٰى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَۜ ﴿٢﴾

كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ ﴿٣﴾

ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۜ ﴿٤﴾

كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَق۪ينِۜ ﴿٥﴾

“Mal, evlat ve akraba çokluğu ile övünmek sizi öyle aldatıp oyaladı ki, nihâyet kabirleri ziyâret ettiniz.” [1]Tekâsür, 102/2 (Kabirde yatan yakınlarınızla bile başkalarına hava attınız. Bizim ölenlerimiz içinde şöyle şöyle ünlü insanlar var, dediniz.)

“Hayır! Hayır! Yakında” (ne kadar büyük bir yanlış yaptığınızı) bileceksiniz.”[2]Tekâsür, 102/3-4 (Tekâsürde, çoklukla övünmede hayır olmadığını göreceksiniz, anlayacaksınız.Aynı ifadenin tekrarı, tehdit üstüne tehdittir. Bu tehditler, Allah’ın şefkatinin, insanın gafletinin büyüklüğünü göstermektedir. İnsanın gafleti o kadar büyük ki Allah, üst üste tehdidiyle, onu yanlışta ısrar etmekten kurtarmak istiyor.)

“Hayır! Eğer gerçeği kesin bir bilgiyle bilseydiniz böyle yapmaya cür’et edemezdiniz!” [3]Tekâsür, 102/5 (Servetle, şöhretle, rütbe ile, makamla, takım ve taraftarların çokluğu ile, ırkçılıkla övünemezdiniz.)Hz. Peygamber (sav) buyurmuşlar ki: “Benim bildiklerimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız.[4]Buhariden naklen, Safvetü’t-Tefasîr, 3/572

Altıncı ve yedinci ayetlerde de buyuruyor ki Mevla: (Siz benim rızam için koşmadığınız ve koşturmadığınız için)

لَتَرَوُنَّ الْجَح۪يمَۙ ﴿٦﴾

ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَق۪ينِۙ ﴿٧﴾

“Siz, o kızgın alevli cehennemi mutlaka göreceksiniz. Sonra siz onu mutlaka, gözünüzle ayan beyân göreceksiniz.[5]Tekâsür, 102/6-7 Bu manayı açıklayan bir ayet de Meryem suresinden: “Ey insanlar! Sizden cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.” [6]Meryem, 19/71

Tekrarlanan bu iki ayetten cehennemi iki türlü görme olacağı anlaşılmaktadır. Biri, cehennemin yanına vararak görme, diğeri de içine atılarak görmedir. Bu ikincisi “ayne’l-yakîn” ifadesiyle dile getirilmiştir. “Ayne’l-yakîn” de, hakke’l-yakîn mânasında kullanılmıştır. Tekâsür suresinin sekizinci ayeti de şu:

ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّع۪يمِ ﴿٨﴾

O gün, bütün nimetlerden kesinlikle hesâba çekileceksiniz!” [7]Tekâsür, 102/8 Dünyada size verilen huzurdan, güvenden, sağlıktan, yiyeceklerden, içeceklerden, binitlerden, binalardan ve yataklardan sorguya alınacaksınız. [8]Es-Sâbûnî, Muhammed Ali, Safvetü’t-Tefasîr, 3/572. Resûlullah (sas) buyurmuşlar ki: “Hiçbir kul, kıyâmet gününde, ömrünü nerede tükettiğinden, ilmiyle ne gibi işler yaptığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, vücûdunu nerede yıprattığından sorulmadıkça bulunduğu yerden kıpırdayamaz.” [9]Tirmizi, Kıyame, 1; Daha geniş bilgi için bkz. https://www.kuranvemeali.com/tekasur-suresi tefsiri Rasulullah’ın (sav) ashabından Şıhhîr’in oğlu Abdullah diyor ki: Bir gün Rasulullah’a (sav) vardım. Tekâsür suresini okuyordu. Buyurdular ki: “Adem oğlu “malım malım” der, durur. Halbuki senin malın yiyip tükettiğinden, giyip eskittiğinden, bir de Allah yolunda verdiklerinden başkası değildir.” [10]Es-Sâbûnî, aynı eser, 3/572 Tirmizî’den naklen Ne malım malım, deyip duruyorsun?

Kabristanda iki rekât namaz kılıp uyuyan bir zat, rüyasında mezarın içindeki ölünün şöyle dediğini nakleder: “Keşke ben de iki rekât namaz kılmaya, اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْـعَالَمٖينَۙ =Bütün hamdler alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.” Demeye güç yetirebilseydim. Meğerse buna muktedir olmak, dünya ve içindeki her şeyden daha üstünmüş, ne yazık ki bunu zamanında anlayamadım.”

70 yıllık ömründe bir vakit dahi namazını kaçırmayan bir dosttan duydum. Dedi ki: “Namazı çok özleyeceğiz, çünkü kabrin öbür tarafında namaz yok.” Bir böyle namazdan doymayanlar var; bir de hiç namaz kılmayanlar veya eksik-aksak namaz kılanlar var. Bunlar da kabrin öbür tarafında namazı arayacaklar, “neredesin ey namaz gel de beş değil, seni 50 vakit kılalım”, diyecekler ama iş işten geçmiş olacak. Elimizde fırsat varken lütfen Namazlarımızı dosdoğru kılmaya çalışalım, fukaranın hakkı olan zekatı vermekten geri durmayalım, Allah’ın razı olmadığı şeylerle övünmeyi, avunmayı terk edelim, sağ-salim bir şekilde cennete ve cennetin sahibine kavuşalım.


Dipnotlar

Dipnotlar
1 Tekâsür, 102/2
2 Tekâsür, 102/3-4
3 Tekâsür, 102/5
4 Buhariden naklen, Safvetü’t-Tefasîr, 3/572
5 Tekâsür, 102/6-7
6 Meryem, 19/71
7 Tekâsür, 102/8
8 Es-Sâbûnî, Muhammed Ali, Safvetü’t-Tefasîr, 3/572.
9 Tirmizi, Kıyame, 1; Daha geniş bilgi için bkz. https://www.kuranvemeali.com/tekasur-suresi tefsiri
10 Es-Sâbûnî, aynı eser, 3/572 Tirmizî’den naklen

Diğer Makaleler