NEDEN ÇOCUKLARIMIZ DİNDEN UZAKLAŞTI ?
Neden çocuklarımız dinden ve dinle ilgili dersleri seçmekten kaçar oldu? Bizce bu olayın sebepleri şunlardır:
- Dindar göründük, dini yaşamadık. Dinin istediği hakkın ve adaletin gereğini yapmadık. Biz, Müslümanlar olarak günümüz gençlerine hak din olan İslâmiyet’i yaşayarak anlatamadık. Anlattığımız dinin güzelliklerini halimizle gösteremedik. İslâm’da var olan ve yabancıları bile hayran bırakan adaleti, doğruluğu, sevgi ve merhameti, kendinden çok başkalarını düşünme fedakârlığını, hayatımızda, hukukumuzda, ticaretimizde, siyasetimizde ve sosyal hayatımızda yeni yetişen gençlerimize gösteremedik. Eğer bu hususta başarılı olsaydık karşımızda dinden kaçan bir gençliği değil, dine kaçan bir gençliği bulacaktık.
- Modern görünümlü ama bidat yüklü din ve ilahiyat hocalarıyla, dindar görünümlü ama hürafe yüklü din hocalarının ifrat ve tefritleri yeni yetişen bir kısım gençlerin kimyasını ve imanını bozdu. Bunların deizme ve ateizme kaymasına sebep oldu. Bu hocalar, bidat ve hurafelerden uzak doğru bilgilerle milletin imanına kuvvet vermeleri gerekirken, kendilerini ispat uğruna yanlış anlaşılmaya müsait fikirleri filtresiz ortaya atarak gençlerin dinden uzaklaşmalarına sebep olmuşlardır.
- Televizyonlarda kadın sunucuların icra ettiği gündüz kuşağı programlarda toplumun genel ahlakına aykırı yayınların sergilenmesi, müstehcenlerin her yeri işgal ve istila etmiş olması, Bu da insanların özellikle gençlerin dejenere olmasına, dinden uzaklaşmalarına sebep olmuştur ve olmaktadır.
- Memuriyetlerin ve makamların ehil kimselere verilmesinde, gereken hassasiyetin gösterilmemesi, dindar görünenlerin dinin kaide ve kurallarına uymamaları ve yolsuzluklarla anılmaları insanların özellikle gençlerin dinden uzaklaşmalarına sebep olmuştur ve olmaktadır.
- Doğru, ahlaklı ve mesleğinde başarılı fikir ve ilim erbabına hakkıyla yer verilmemesi, ehil olmayanlara önemli görevlerin verilmesi, ahlak bozanlara kanallar tahsis edilirken, hayatını ahlaksızlıkla mücadeleye adamışlara bu imkânın tanınmaması yeni yetişen neslin dinden soğumasına, din derslerini tercih etmemelerine sebep olmuştur ve olmaktadır.
GÖREVLERİMİZ
- Anne-baba olarak, öğretmenler olarak, bilhassa din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri olarak, diyanet ve ilahiyat mensupları olarak, etkili ve yetkililer olarak çocuklarımıza örnek olmalıyız. Nerde? İyilikte, güzellikte, doğrulukta, adalette, temizlikte, takvada, Allah’a samimiyetle ibadette, tatlı dillilikte, güler yüzlülükte, hakka-hukuka riayette, zulümden el çekmekte, zulüm ettiklerimizden helallik, Allah’tan da af istemekte, alçak gönüllülükte Bir saniye bile geç kalmamalıyız. Eğitimimizin, eğitmenlerimizin, tüm bir millet olarak hepimizin bu değerlerle eğitilmeye hem de İslam’ın ahkâmı, son ve ekmel peygamber Hz. Muhammed’in (sav) ahlakıyla eğitilmeye ihtiyacımız var. Bu hususta derhal harekete geçmeliyiz.
- İlk inen ayet “oku” diyor. Hem de “Yaratan Rabbinin adıyla oku” diyor. Biz Müslümanlar her şeyden önce dinimizi çok iyi okumamız lazım. Okunan din, bilinir, bilinen din anlaşılır. Anlaşılan din, anlatılır. Anlatılan din, yaşanır. Yaşanan din huzur verir. Okunmayan din bilinmez, bilinmeyen din anlaşılmaz. Anlaşılmayan din anlatılmaz. Anlatılmayan din yaşanmaz, yaşanmayan din huzur vermez. Dinimiz o kadar güzel, o kadar mükemmel ki, biz Müslümanlar yaşama biçimimizle onu gösterebilseydik, bugün dinden kaçanları değil, gurup gurup insanların dine kaçtıklarını, saf saf İslamiyet’e girdiklerini görecektik.
- Etkili ve yetkililerimiz marufa (iyiye ve iyiliğe her yerde destek ve teşvik vermeli, münkere (kötüye ve kötülüğe) bu imkân verilmemelidir. Maruf, Allah’ın razı olduğu her şey, münker, Allah’ın razı olmadığı her şeydir.
- Bütün bir millet olarak beş esası korumamız lazım. Bunlar: Dini koruma, Aklı koruma, nesli koruma, nefsi koruma ve malı koruma. Dinini koruyan hepsini korur, dinini koruyamayan hiçbirini koruyamaz. Gazete haberlerinden bir misal: Adam içti, aklı başından gitti. Beş çocuğunu öldürdü. Sarhoşluğu gidince uyandı, yaptığı cinayetleri öğrenince vicdan azabına tutuldu, dayanamadı, trenin önüne atladı, intihar etti.” Bu haberin analizi: Adam, dinin “içme” yasağını dinlemedi, içti. Dinini koruyamadı. İçince aklı başından gitti, aklını koruyamadı. Aklı başından gidince çocuklarını öldürdü, neslini koruyamadı. Sarhoşluğu gidince yaptıklarının acısına dayanamadı, trenin önüne atladı, intihar etti, nefsini (canını) koruyamadı. Nefsini koruyamadığı için malını da koruyamamış oldu. Böylece anlaşıldı ki dinini koruyamayan hiçbir şeyini koruyamıyormuş. Ne aklını ne neslini ne nefsini ne de malını.
Dindar görünüp dindar olmayan Müslümanlara kızıp dinden kaçan gençlerimize hem de henüz aklı ve vicdanı bütün bütün bozulmamış gençlerimize de bir diyeceğim var: Pireye kızıp yorganı yakmayın. Yanlış Müslümanlardan kaçmakta haklı olabilirsiniz, ama canlarım ekmel ve mükemmel bir din olan İslâm’dan, imandan, güzel ahlakta benzeri olmayan Peygamberiniz Hz. Muhammed’den (sav) kaçmakta haklı olamazsınız. Sizin vazifeniz, kötülere bakıp kötü olmak değil, iyi olup iyiliği göstermektir. Dinden kaçmak sizin iki dünyanızı da cehennem edecek, dine kaçmak ve dinde sebat etmek de sizin iki dünyanızı cennet eyleyecektir. Haydi canlarım sizi göreyim. Güzel Müslüman nasıl olur bunu siz gösterin. Size sevgiler, selamlar gönderiyorum. Unutmayın:
“Din hayatın hayatı, hem nuru, hem esası.
İhyay-ı dinle olur bu milletin ihyası.” [1]Sözler-Lemeat.
Dr. Vehbi Karakaş
Çocuklarınıza okutmanızı tavsiye ettiğimiz kitaplarımız:
Allah ve Namaz Nasıl Anlatılmalı
Namaza Nasıl Başlanır
Niçin Namaz
Hz. Muhammed’i Okuma, Anlama ve Yaşama Sanatı
Hasta Fikirleri Tedavi Atölyesi
Dipnotlar
| ↑1 | Sözler-Lemeat. |
|---|