BEN, BOŞUNA “NAMAZ İLÂHÎ BİR PROJEDİR” DEMEDİM
Dr. Vehbi KARAKAŞ
Çünkü namaz gibi bir dua, namaz gibi bir ibadet yoktur. Namaz, bütün duaları ve ibadetleri içinde toplayan bir ibadettir. Zekât, hac, kurban ve cihad gibi görevleri, mazeretin varsa kendi adına bir başkasına yaptırabilirsin. Ama namazı başkasına yaptıramazsın, namaz kılmamak için hiçbir mazeret ileri süremezsin. Bedenini kımıldatamayacak kadar ağır durumlarda bile olsan aklın ve şuurun yerinde ise yine namazını terk edemezsin. İma ile de olsa, baş ve göz hareketleriyle de olsa yine namazı kılacaksın. İbadetler içinde insanın kibrini kıran en büyük ibadet namazdır. Çünkü namaz, en büyük zenginin, en büyük rütbelinin, en büyük makam sahibinin bile başını eğdiriyor. Hiçbir özrün yokken alnını ve burnunu beraber yere koymazsan secden olmaz, secden olmazsa namazın olmaz, diyor. İnsanın başı yerde iken ona üç defa: “Sübhane Rabbiyela’la= Ey benim en yüce Rabbim, seni bütün eksik ve noksanlıklardan tenzih ederim” dedirtiyor.
Bu hal ve sözlerle namaz, insanın havasını almış oluyor, kibrini paramparça ediyor. Büyük olmadığını, büyüklerin büyüğünün Allah olduğunu ona söylüyor. Her hareketin başında ona Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber” dedirtiyor. İnsanın aciz-i mutlak olduğunu, Allah’ın kadir-i mutlak olduğunu insana hatırlatıyor. Onu kibirden ve ucupten kurtarıyor.Namaz insanı, “Peygamber efendimize: “Seni namaz kılarken görürsem paramparça edeceğim” diyen Ebu Cehil olmaktan, “Sizin en büyük Rabbiniz benim” diyen Firavun olmaktan, servet ve gücünden dolayı şımaran, Hz. İbrahim’in imana davetini kabul etmeyen, “ben de Allah gibi hâşâ hayat veririm ve öldürürüm” diyen Nemrud olmaktan kurtaran bir ibadettir.