DEPREMLE SALLANDIĞIMIZ ŞU GÜNLERDE SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZİN (SAV) GÜNE BAŞLARKEN VE GÜN BİTERKEN OKUDUĞU DUALARI OKUMADAN YATMAYALIM, ONLARI OKUMADAN GÜNE BAŞLAMAYALIM. BU DUALAR KORUNMAMIZA VESİLE OLACAKTIR İNŞAALLAH.
Dr. Vehbi KARAKAŞ
Deprem, Allah’ın insanları gaflet uykusundan uyandırma operasyonlarından biridir. Yakında verdiğim bir konferansıma güzel bir sözle başlamıştım. O söz şu idi: “İnsanlar uykudadırlar, öldükleri zaman uyanacaklar.” Bu sözün ardından şunu söyledim: Lakin öldükten sonra uyanmanın kişiye hiçbir faydası olmayacak, öyleyse gelin biz, ölmeden önce uyanalım. Namaza başlayalım, dua edelim, muhtaçların imdaaaaat çığlıklarını duyalım, eğlenceleri, haram ve günahları terk edelim, ahiret hazırlığını hiç gündemden çıkarmayalım.
“İnsanlar uykudadırlar, öldükleri zaman uyanacaklar. Lakin öldükten sonra uyanmanın kişiye hiçbir faydası olmayacak, öyleyse gelin biz, ölmeden önce uyanalım. Namaza başlayalım, dua edelim”
Benim bu uyarımlarımdan iki gün sonra Allah Teala, depremi harekete geçirdi. Depremin çok hikmetleri vardı, bir hikmeti de insanların ölmeden önce uyanmalarını, üzerlerine düşen görevlerini yapmalarını istemesiydi. Bu görevlerden biri Allah’ın hakkıydı: Emirlerini tutmak, yasaklarından uzak durmaktı, dua ve ibadetti. Diğeri de kul hakları idi, sağlam yerde, sağlam malzeme ile, sağlam bina yapmak, çalıştırdıklarının hakkını tam ve alınlarının teri kurumadan vermekti. Zulmü ve zinayı terk etmek, helal dairede yaşamaya karar vermekti.
Dua ve ibadet bir kalkandır, bir zırhtır, bir güçtür, bir moraldir, tam bir huzurdur, sağlıktır, saadettir. Dua ve ibadetiniz yoksa Allah katında değeriniz de yoktur, öyleyse duasız ve ibadetsiz kalmayalım, ne yapıp yapıp 24 saatin içine beş vakit namazı ve duaları dahil edelim. Sevgili Peygamberimizin günlük dualarını okumadan güne başlamayalım ve günü sonunda da yatağa girmeyelim.
Peygamberimiz, sabahleyin yataktan uyanır uyanmaz, Allah’ın insana yönelik nimet ve iyiliklerini hatırlıyor, zikrini, fikrini ve şükrünü şu ifadelerle dile getiriyordu:
اَلْحَمْدُ ِللهِ الَّذِي أَحْيَانَا بَعْدَمَا أَمَاتَنَا وَإِلَيْهِ النُّشُور
“Bizi, öldürdükten sonra dirilten Allah’a hamdolsun. Dönüş, yalnızca O’nadır.” [1]Buhâri, Bkz. Fethu’l-Bâri (11/113); Müslim (4/2083)
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَرِيكَ لَهُ،لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ،وَهُوَ عَلَى كُلِّشَيْءٍ قَدِيرٌ،سُبْحَانَ اللهِ،وَالْحَمْدُ ِللهِ،وَلاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَاللهُ أَكْبَرُ،وَلاَحَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ، رَبِّ اغْفِرْ ليِ
Allah’tan başka hakkıyla ibâdete lâyık hiçbir ilah yoktur. O birdir ve ortağı yoktur. Mülk O’nundur ve hamd O’nadır. O, her şeye gücü yetendir. Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka hakkıyla ibâdete lâyık hiçbir ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Güç ve kuvvet, ancak yüce ve büyük olan Allah’a aittir. Rabbim! Beni bağışla!” [2]Buhâri, Bkz. Fethu’l-Bâri (3/39) ve diğerleri.Lafızlar İbn-i Mâce. Bkz. Sahih-i İbn-i Mâce (2/335).
اَلْحَمْدُ ِللهِ الَّذِي رَدَّ عَلَيَّ رُوحِي وعَافَانِي فيِ جَسَدِي وَأَذِنَ ليِ بِذِكْرِه
“Ruhumu bana geri veren, bedenimi sağlığa kavuşturan, ve bana kendisini zikretme fırsatı tanıyan Allah’a hamdolsun. [3]Tirmizi (5/473). Bkz. Sahih-i Tirmizi 3/144
Tuvalete girmeden önce şu duayı okur:
اَعُوذُ بِٱللهِ مِنَ ٱلْخُبْثِ وَٱلْخَبَآئِثَ
“Allahım! Bütün pisliklerden, erkek ve dişi şeytanların şerrinden sana sığınırım.” [4]Buhârî, Vudu’: 9; Müslim, Hayz: 32
Sol ayakla tuvalete girer, ihtiyaçlarını tamamlar tamamlamaz derhal oradan sağ ayakla çıkar. Allah’ın kendisini bu rahatlatma nimet ve iyiliğine karşılık da şu şekilde Ona hamd ve senalarını takdim ederdi:
ٱَلْحَمْدُ ِللهِ ٱلَّذِى اَذْهَبَ عَنِّى ٱْلاَذٰى وَعَافَانِى مِنْ ذٰلِكَ
“Hamd olsun O Allâh’a ki, bizden eziyeti giderdi ve ondan beni kurtardı.” Derdi.
Yatağa girerken abdestli girer, sağ tarafına yatar, ve sağ elini yanağının altına koyar, şu duaları okuyarak uyurdu:
« باسْمِكَ اللَّهُمَّ أَمُوتُ وَ أَحْيَا »
« اللَّهمَّ قِني عَذَابكَ يوْمَ تَبْعثُ عِبادَكَ »
اللَّهُمَّ أَسْلَمْتُ نفِسي إِلَيكَ ، وَوَجَّهْتُ وَجْهِي إِلَيْكَ . وَفَوَّضتُ أَمري إِلَيْكَ ، وَأَلَجَأْتُ ظَهرِي إِلَيْكَ ، رغبةً ورهْبَةً إِلَيْكَ ، لامَلجأَ ولا مَنجي مِنْكَ إِلاَّ إِليكَ ، آمنتُ بِكِتَابِكَ الذِي أَنزَلْت ، وَبِنَبِيِّكَ الذِي أَرسَلتَ ، فإِنْ مِتَّ . مِتَّ على الفِطرةِ ، واجْعَلهُنَّ آخِرَ ما تَقُولُ » مُتَّفقٌ عليهِ .
“Allahım! Senin adınla uyku alemine giriyorum, senin adınla dirilip kalkacağım. Allahım! Kullarını dirilteceüin gün beni azabından koru!”
“Allah’ım, nefsimi sana teslim ettim. İşimi de sana havâle ettim. Senden başka sığınağım ve kurrtarıcım yok. Seni sevdiğim ve senden korktuğum için sırtımı sana dayadım. Ancak sana sığınır ve sana ilticâ ederim. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin Resulüne iman ettim.”
Hz. Peygamber (sav) yatmadan önce İhlas suresini, Felak ve Nas Surelerini okur ellerine üfler, ellerini yüzüne ve vücuduna sürer ve bunu üç kere tekrar ederdi.
Hz. Peygamber (sav) yine yatmadan önce, bunlardan başka Felak ve Nas Surelerini, İhlas suresini yani Kul hüvallahu ahad’ı okur ellerine üfler, ellerini yüzüne ve vücuduna sürer ve bunu üç kere tekrar ederdi. [5]Buhârî Fedâilu’l-Kur’ân 14, Tıbb, 39, Daavât 12; Müslim, Selâm 50; Muvattâ, Ayn 15, (2, 942); Tirmizî, Daavât 21; Ebû Dâvud, Tıbb 19.
“Sizden biri uyurken, şeytan kafasına üç düğüm atar. Her düğümün üzerine; ‘uzun bir geceye sahipsin uyu!’ diyerek elini vurur. O kişi uyanıp da Allah-u Zülcelal’i zikrederse bir düğüm, abdest alırsa bir düğüm, namaz da kılarsa bütün düğümler çözülür. Artık o kimse neşeli ve hareketli olur. Aksi halde neşesiz ve tembel olur.” [6]Buharî, Teheccüd, 12
Bir başka hadis-i şeriflerinde de şöyle buyurmuştur; “Gece bir saat vardır ki, bu saatte Allah’dan dünya ve ahiret işiyle ilgili bir hayır isteyen Müslüman kul ona rastlarsa, mutlaka istediği kendisine verilir. Bu, her gece olur.” [7]Müslim, Müsafirin, 166-167
Dipnotlar
| ↑1 | Buhâri, Bkz. Fethu’l-Bâri (11/113); Müslim (4/2083) |
|---|---|
| ↑2 | Buhâri, Bkz. Fethu’l-Bâri (3/39) ve diğerleri.Lafızlar İbn-i Mâce. Bkz. Sahih-i İbn-i Mâce (2/335). |
| ↑3 | Tirmizi (5/473). Bkz. Sahih-i Tirmizi 3/144 |
| ↑4 | Buhârî, Vudu’: 9; Müslim, Hayz: 32 |
| ↑5 | Buhârî Fedâilu’l-Kur’ân 14, Tıbb, 39, Daavât 12; Müslim, Selâm 50; Muvattâ, Ayn 15, (2, 942); Tirmizî, Daavât 21; Ebû Dâvud, Tıbb 19. |
| ↑6 | Buharî, Teheccüd, 12 |
| ↑7 | Müslim, Müsafirin, 166-167 |