DİNDEN UZAK BİR GURUBUN DAVETLİSİ OLARAK VERDİĞİM KONFERANSTAN NOTLAR(1)

Okuma süresi: 2 dakika

DİNDEN UZAK BİR GURUBUN DAVETLİSİ OLARAK VERDİĞİM KONFERANSTAN NOTLAR(1)

Dr. Vehbi KARAKAŞ

1-Zaman ahir zamandır. Bu zamanın kıyamete kadar geçerli hak dini, İslâm’dır. Biz, bu hakikati Allah Teala’nın şu ayetlerinden öğreniyoruz: “Allah katında din sadece İslam’dır” [1]Al-i İmran, 3/19 “Kim İslâm’dan başka bir din ararsa, (bulduğu şey), ondan asla kabul edilmeyecektir. O ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” [2]Al-i İmran, 3/85 Allah, bütün semavî dinlerin ahkâm ve ahlakını İslâmd’a, bütün semavî kitapların mesajını Kur’an’da, bütün peygamberlerin özellik ve güzelliklerini de son peygamber Hz. Muhammed’de (sav) toplamıştır.

2-Dinsiz dünyada hayır yoktur. Eğer biz, irademizi hak dine inanmaktan yana kullanmaz ve doğru inancı bulma gayretini göstermezsek Allah korusun ya din inkârcısı ya da din istismarcısı olabiliriz. İkisinin şerrinden de Allah’a sığınırız. Bu iki akıbetten korunmamız için, dini kaynağından öğrenmemiz farzdır. Dinin iki önemli kaynağı vardır. Bunlardan biri Kur’an’dır, diğeri de Hz. Muhammed (sav), yani onun ahlakı ve sünnetidir.  

3-Hep ibadet hep ibadet hep ibadet. Bu insanları sık boğaz etmek değil midir, dediler.

-Cevap verdim: Hayır, din böyle demiyor. Din, günlük 24 saatin bir saati ibadete, namaza tahsis edilmeli, gerisi maddî ve manevî kalkınmaya harcanmalıdır, diyor. Çünkü beş vakit namaza ayrılan bir saat, dünyaya yönelik bütün mubah işleri ibadetleştirmekte ve sevap getiren fabrikaya dönüştürmektedir. Bir kaşık maya nasıl bir tencere sütü yoğurtlaştırıyorsa, namaza ayrılan bir saat de diğer 23 saati namazlaştırmakta ve ibadete dönüştürmektedir. Namazın her gün, 24 saate serpiştirilmesinin hikmetlerinden biri de Allah’ın nimetlerinin 24 saat her an tekrar etmesinden dolayıdır. Her gün yemek, her an hava, her gün su, her gün su” diyen var mı? Öyleyse her gün namaz her gün namaz her gün namaz da diyerek bizi Allah’la beraber tutan ve teşekkür kabilinden sayılan bir ibadet de çok görülmemelidir. Namaz kılmakta sabredin, zaten yakında namazın olmadığı bir yere götürüleceksiniz. O yerin adı: CENNET.

4-Dünyaya kendi irademizle gelmedik, kendi irademizle de bu dünyadan gitmiyoruz. Böyle bir varlık, nasıl olur da “ben istediğim gibi yaşarım” diyebilir? Diyemez, dememelidir. İnsan, ancak kendisini bu dünyaya getiren ve götüren kudretin iradesine göre yaşarsa huzur bulabilir. O kudretin sahibi de Yüce Allah’tır. Onun yaşamamızı istediği dinin adı İslam, okumamızı istediği kitabın adı Kur’an, uymamızı istediği peygamberin adı da Hz. Muhammed’dir (sav).

5-Sordular:

-Yüce Yaratıcı: “Dileyen inansın, dileyen inkâr etsin” [3]Kehf, 18/29 demişken, Yaratıcının iradesine göre yaşamamızın istenmesi zorbalık değil midir? Nerde kaldı bizim özgürlüğümüz?

Cevap verdim:

-Yüce Yaradan insanı inanıp inanmamakta serbest bırakmıştır, ama emirlerini tutup yasaklarından uzak duran kullarından da razı olacağını ve onlara cennet hazırladığını söylemiştir. [4]Bkz. Beyyine, 98/8999 Allah’ın bu dünyada kullarını serbest bırakması, sınav müddetince öğrencinin serbest bırakılmasına benzer. Öğrenci istediğini kâğıda yazar. Sınavdan sonra da yazdıklarına göre muamele görür.  Şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim: Bizim Allah’ın iradesine göre yaşamayı tercih etmemiz, özgürlüğün sınırlandırılması değil, gerçek ve zararsız özgürlüğün ta kendisidir. Tek bir Allah’ın kulu, kölesi olmazsak, başta nefsimizin sonra nefsimizin istediği her şeyin, içkinin, kumarın, zinanın, uyuşturucu ve benzer kötü alışkanlıkların kulu, kölesi oluruz. Bunların kulu, kölesi olanların dünyaları da cehennem olur, ahiretleri de. İşte bundan dolayıdır ki Allah dostları “En büyük hürriyeti Allah’a kullukta buldum”, demişlerdir. Allah’a kulluğu tercih ettiniz mi kötülerden ve kötülüklerden kurtulur; iyilerle ve iyiliklerle baş başa kalırsınız. (Devam edecek)


Dipnotlar

Dipnotlar
1 Al-i İmran, 3/19
2 Al-i İmran, 3/85
3 Kehf, 18/29
4 Bkz. Beyyine, 98/8999

Diğer Makaleler