“Ettehiyyatulillah” derken aklıma açılan pencere!

A detailed close-up of Quran pages featuring Arabic script, focusing on religious text and calligraphy.
Okuma süresi: 2 dakika

“ETTEHİYYATULİLLAH” DERKEN AKLIMA AÇILAN PENCERE! 

Dr. Vehbi KARAKAŞ 

Sabah namazında “Ettehiyyatulillah” derken tefekkür aleminden aklıma bir pencere açıldı. “Ettehiyyatulillah”ın anlamını düşünerek dedim: Allah’ım! Sadece benim değil, şu saatte senin rızan için kalkan bütün sevgili kullarının selamlarını, sevgilerini, saygılarını sana takdim ediyorum. Hatta canlı-cansız bütün varlıkların halleriyle dile getirdikleri övgü ve şükranları da sana arz ediyorum. Senin iyilik ve ikramların sayısız ve sonsuz olduğu için sen, sayısız ve sonsuz sevgiye, övgüye, saygı ve selama layıksın, ama buna muhtaç değilsin. Yani, Senin bize, bizim namazımıza sevgi ve övgümüze ihtiyacın yok. Bizim, seni sevmeye, övmeye, farz kıldığın namaz gibi ibadetlere ihtiyacımız var. Çünkü namaz ve diğer dualar, ibadetler, bizi sana kavuşturan bir köprü, bir araç, bir miraçtır. Aynı zamanda merhametini üzerimize çeken bir mıknatıstır. Dünya tufanında boğulmayalım diye İslâmiyet gemisini gönderen, alemlere rahmet eylediğin Hz. Muhammed’i (sav) o geminin kaptanı olarak görevlendiren de yine senin bize olan merhametindir. Senin merhametin o kadar geniş ki sen, seni inkâr edenlerin bile bütün ihtiyaçlarını karşılamaktasın. Sana yapılan bu saygısızlık ve kötülükler, dünyada hangi güçlüğe yapılsa taş üstünde taş, omuz üstünde baş kalmaz. Hal böyle iken insanlar, neden senin bu merhametini takdir etmezler, emir ve yasaklarına uymazlar, neden senin yolunda olmazlar ve neden senin yolunda ölmeyi göze almazlar şaşarım. Ne güzel buyurmuşsun İnşikak suresinde: 

“Şunlara ne oluyor ki iman etmiyorlar.” 

Kur’an okunduğunda secdeye gitmiyorlar?” [1]İnşikak, 84/20-21 

Senin yolunda ölmek ebedî bir baharda dirilmek olduğunu neden anlamazlar şaşarım.  

Allah’ım! Çiftçinin emri ve eliyle torağa gömülmeye razı olan tohum, çürüdükten sonra senin iznin ve kudretinle bir başak olarak toprağın altından kalkıyor. Bir iken birçok oluyor. Ölü yumurtanın içinden dipdiri civciv çıkıyor. Kemik gibi ağaçlar gözümüzün önünde diriliyor, meyve veriyor…Bizzat insanın kendisi her gece ölüyor, her sabah diriliyor. Gözlerinin önünde bu kadar ölüp te dirilenleri gören ve bilen insan, öldükten sonra dirilmeyi nasıl inkâr eder şaşarım.  

Neden bu güzel icraatı yapan ve yaratan Allah’a teslim olmaz, neden ölüme ve yeniden dirilişe hazırlanmaz şaşarım? Neden sabah namazına kalkmaz, göz göre göre cennete giden treni ve uçağı kaçırır, şaşarım. 

Son cümlelerim yine bir dua olsun: Allah’ım! Sen sevdanı ve aşkını gönlünde taşımanın hazzını ve zevkini tatmamışlara bu aşkı, bu sevdayı tattır. Bizi zalimlerden, zalime meyledenlerden eyleme. [2]Bkz. Hud, 11/113  Bu zalim en yakınlarımızdan biri de olsa. Mazlumu ve muhtacı tutup kaldırma şerefini hepimize nasip eyle. Bu mazlum ve muhtaç en uzağımızdakilerden biri de olsa!  


Dipnotlar

Dipnotlar
1 İnşikak, 84/20-21 
2 Bkz. Hud, 11/113 

Diğer Makaleler