HER ASRIN PROBLEMLERİNE ÇÖZÜM SUNAN KUR’AN VE DUAMIZIN KABULÜ
Dr. Vehbi KARAKAŞ
14 asır önce bugünün problemlerine çözüm sunan Kur’an, hayranım sana! Sen beşer sözü olamazsın, sen Allah kelamısın. 6236 ayete her coğrafyadaki insanın muhtaç olduğu her şeyi sığdırmışsın. Yaş ve kuru hiçbir şey bırakmamış, her şeyi apaçık bir şekilde bu ayetlerle ortaya koymuşsun.[1]Bkz. En’am, 6/59 Ama görene, köre ne? Bu söylediklerime misal olsun diye Ahzab suresini seçmiş bulunuyorum. Önce bu surenin ilk üç ayeti. Allah buyuruyor:
يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اتَّقِ اللّٰهَ وَلَا تُطِعِ الْكَافِرٖينَ وَالْمُنَافِقٖينَؕ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٖيماً حَكٖيماًۙ
“Ey peygamber! Allah’a sevgi ve saygıda sebat et. Kâfirlere ve münafıklara (açıktan ve gizlice Allah’ı inkâr edenlere) boyun eğme. Çünkü Allah her şeyi bilmekte, her şeyi hikmetle yapmakta ve her sözü hikmetle söylemektedir.”
وَاتَّبِعْ مَا يُوحٰٓى اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَؕ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبٖيراًۙ
“Rabbinden sana vahyedilene uy. Şüphesiz Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” (Kimin Allah’tan gelen ayetlere uyduğunu, kimin uymadığını bilmekte ve görmektedir.)
وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِؕ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَكٖيلاً
“Yalnız Allah’a güven; çünkü vekil olarak Allah yeter.” [2]Ahzab, 33/1-3
Tevekkül diyerek yan gelip yatmak, tevekkül değil, tembelliktir. Tembellikten Peygamberimiz Allah’a sığınmıştır. [3]Buhari, Daavat, 44 Tevekkül, maddî eylemle, manevî eylemi yaptıktan sonra Allah’a güvenmektir. Maddî eylem çalışmaktır, manevî eylem duadır. Aslında ikisi de duadır. İkisi de Allah’ın emridir. Bunları yapan bir insanın çabalarını, Allah zayi etmeyecek, hakkında hayırlı olan ne ise onu ona verecektir. Kulun görevi, üzerine düşeni yapmak, Allah’ın işine karışmamaktır. Allah ne yaparsa doğru yapar.
İnsan da Allah korkusu ve Allah’ın emirlerine uyma hevesi yoksa, sahip olduğu her şey, -servet, şöhret, sihhat, gençlik, güzellik, makam, mevki- onun başına bela olur. Böyle bir insanın iki dünyası da cehennem olur. İnsanda Allah korkusu ve Allah’ın emirlerine itaat varsa her şey onun için nimet olur, rahmet olur, huzur olur. Böyle bir insanın iki dünyası da cennet olur.
Ben bu makaleyi yazarken aklıma konu ile alakalı bir hadis geldi. Onu aramak için hadis kaynaklarının birincisi olan Buharî’ye yöneldim. Karşımda kocaman dört cilt vardı. Dedim: Ya Rabbi ya kullanacağım hadisi ya da daha uygununu, elime alacağım ciltte, açtığım sayfada karşıma çıkar. Allahümme salli ala nebiyyina Muhammed, dedim, elimi uzattım. Dört ciltten elime aldığım 4. Ciltti. Açtığım sağ sayfadaki ilk hadis, tam aradığım hadisti. Sanki bana sen de senden dua isteyenlere bu hadisteki dua ile dua et, deniliyordu. O hadis şu idi:
Enes’in (ra) annesi Ümmü Süleym, Peygamberimize demiş: Ey Allah’ın Rasülü! Enes senin hizmetinde bulunan bir candır. Ona dua et. Peygamberimiz de şu şekilde dua buyurmuşlardır: “Allah’ım! Onun malını ve çocuklarını artır. Ona verdiklerini ve vereceklerini onun için hayırlı ve mübarek eyle.” [4]Buhari, Daavat, 37. Bu duaların bereketiyle Enes 100 yıldan çok ömür sürmüş, soyundan gelen 120’den fazla kişinin öldüğünü görmüş (Buhârî, “Savm”, 61) ve hemen bütün kaynaklarda belirtildiğine göre bahçesindeki ağaçlar yılda iki defa meyve vermiştir (Tirmizî, “Menâḳıb”, 45). [5]https://islamansiklopedisi.org.tr/enes-b-malik
Ben de benden dua isteyenlere aynı dua ile dua ediyorum: “Allah’ım! Onların servetini artır. Onlara salih ve saliha evlatlar ver. Onlara vereceğin serveti onlar hakkında hayırlı ve mübarek eyle. Vereceğin zenginliği, senden uzaklaşmalarına değil, sana aşk ve sevda ile bağlanmalarına vesile eyle.” Hadisi bulmak için yaptığım duanın anında kabulünü, bu duamın da kabulüne işaret saydım. Bana bu işareti ikram ve ilham eyleyen Rabbime sonsuz hamd ve senalarımı arz ettim.
“Sen Mevlâ’yı seversen, Mevlâ seni sevmez mi?
Rızâsına erersen, rızâsını vermez mi?
Sen Hakk’ın kapısında canlar fedâ eylesen
Emrince hizmet kılsan, Allah ecrin vermez mi? [6]Alvarlı Efe Hz.
Sözün özü: Yukardaki üç ayetten çıkardığımız üç sonuç:
- Hangi mekânda ve hangi makamda olursan ol, Allah’ın sevgili kulu olmak istiyorsan takvadan ayrılma, farzları yap, haramlardan ve günahlardan uzak dur.
- Allah’ın düşmanlarına dost olma, boyun eğme.
- Allah’ın indirdiklerine uy. Bu hususta ve her hususta örneğin Hz. Muhammed (sav) olsun.
- Üzerine düşen görevleri ve duaları yaptıktan sonra Allah’a güven.