İKİ BÜYÜK DÜŞMANI ALLAH’IN İZNİYLE HEZİMETE UĞRATTIM!
Dr. Vehbi KARAKAŞ
Tam akşam ezanlarının okunduğu ve benim namaz için ayaklandığım an bir ses duydum:
-Baba yemek hazır, haydi yemeğe.
-Yavrucuğum, şimdi yemeğe oturursak şöyle-böyle derken namaz gecikmiş olur.
-Baba, yemekten sonra kılarız, çocukların beklemeğe tahammülü kalmadı. Ben de:
-O zaman siz başlayın, ben biraz sonra gelirim, dedim ve namaza durdum.
Ben de çok acıkmıştım, aslında benim de beklemeye çok tahammülüm yoktu, ama namaz da akşam namazı idi. Bu namazın da çok geciktirilmeye tahammülü yoktu. En güzeli toplu halde namaz kılıp sonra yemeğe geçmekti ama, işin içinde çocuklar, torunlar da olunca onları zapt etmek kolay değildi. İşte bundan dolayı ben:
-Siz başlayın, ben biraz sonra gelirim, dedim ve namaza durdum. Bir taraftan acıkmış olan nefsim, bir taraftan da beni hazırlanan yemekle meşgul edip namazımı alabora etmeye çalışan şeytan namazda benimle mücadeleye başladılar. Tam o an, Allah’ın yardımı imdadıma yetişti. Rabbimin lütfu ikramı ve ilhamıyla onlara dedim ki:
Cennette cennet ehli, Allah’ın cemalini seyre çağrıldıkları zaman, Allah’ın o doyulmaz güzelliği karşısında, bir saati dünyanın bin senesinden kıymetli olan bir cenneti ve cennetin enfes yemeklerini unuturlarmış. Ey nefsim şu an sen böyle bir cennetin sahibi, sultanlar sultanı ve alemlerin Rabbi, güzelliği sonsuz bir Allah’ın huzuruna çağrılmışsın ve sen şu an Onun huzurundasın. Cennet ahalisi, cennette, Allah’ın güzelliği karşısında cenneti unutuyorken, sen kısa bir müddet için akşam yemeğini unutamıyorsun. Bu ne büyük gaflet, bu ne utanmazlık yahu!
Bu tokadı yediklerinden dolayı mıdır bilmem, nefsim ve şeytanım kenara çekildiler ve ben Rabbimin huzuruyla baş başa kaldım elhamdülillah. Namazımı alabora olmaktan kurtardım, Rabbimin huzurunda olduğumu unutmadan huşu ile namazımı kılmaya muvaffak oldum.
Huşu, Allah’ın huzurunda olduğunu bilerek korku ve sevda ile aynı zamanda ta’dil-i erkânla namaz kılmaktır. Tadil-i erkân ise namazın hareketlerini, rükünlerini düzgün yapmaktır. Huşu kalbin tadil-i erkânı, tadil-i erkân da bedenin huşuudur. İkisi de namazın olmazsa olmazlarındandır.