“SENİNLE CEHENNEM ÖDÜLDÜR BANA”
Dr. Vehbi KARAKAŞ
Yakınlarda vefat eden ünlü sanatçı bir bayanın okuduğu şarkılardan biri ile ilgili bir zamanlar bir yazı kaleme almıştım. Bu bayanın vefatı, o makaleyi aklıma getirdi. Güncelleyerek tekrar yayınlamak istedim. Ta ki o şarkı ile pusulasını kaybedenler olmuşsa tevbe edip Allah’tan af istesinler. Herkesin yaptıklarından, yapmadıklarından, dinlediklerinden ve söylediklerinden hesaba çekileceği o günde imtihanı kaybedenlerden olmasınlar. İşte o makale şu:
Sordular:
-Bir sanatçı şarkısında diyor:
Seninle cehennem ödüldür bana
Sensiz cennet bile sürgün sayılır.”
Gerek bu dizeler ve gerekse bu dizeleri seslendirenin bir bayan olması siz ce normal mi? İslâmî perspektiften bakılınca durum ne görünüyor?
Cevap:
-Bilmem ki bu sorunun cevabına nerden başlayayım? Söyleyenin bayan oluşundan mı, yoksa bizzat mısraların kendisinden mi? Çünkü hangi açıdan bakılırsa bakılsın görünen doğru görünmüyor.
Müslüman bir hanımın veya kızın sokağa, sahneye, sahile açık saçık çıkması haram olduğu gibi sesini müziğe dönüştürmesi de haramdır. Bir Müslüman hanımın namahremlere açık şarkı ve türkü söylemesi, onların gözleri önünde oynaması da haramdır. Hatta bu yolla edindikleri servet de helal değildir.
Söylediği mısralara gelince: Bu mısraları bırakın kadının söylemesini, erkeğin söylemesi de doğru değil. Çünkü bu sözler, Allah katında söyleyeni mahkûm ve mahcûb edecek, belki de tevbe etmezlerse ağır cezaya çarpılmalarına sebep olacak sözlerdir. Çünkü bu mısralarda Allah’ın bir ceza yurdu olan cehennemini ve bir mükâfat yurdu olan cennetini küçük görme ve hafife alma gibi bir tavır vardır ki bu tavır, en büyük günahtır, hatta küfürdür. Aklı başında olan bir Müslüman, bu cürmü ve cinayeti göze alamaz.
Cennet güzellikte emsali olmayan bir âlemdir. Cehennemde korkunçlukta emsali olmayan bir âlemdir. Bu hususta Peygamberimizden bir hadis varid olmuştur, buyurmuşlar ki:
“Güzellikte cennet gibisini görmedim. Ne yazık ki onun talipleri, isteyenleri uyuyor; korkunçlukta cehennem gibisini de görmedim. Ne yazık ki ondan korkanlar da uyuyor.” [1]Müslim, Fezail, 134
Bir insanın cehennemde sevgilisi ile beraber olması, o insana ödül değil, her halde daha beter bir azap olsa gerek. Çünkü hem kendi azabı hem de sevgilisinin azabı onu derinden yakacaktır. İki sevgiliyi aynı hapishaneye koysalar, elleri ve ayakları başlarına bağlı bir şekilde zindana atsalar, o iki sevgiliye bu ödül mü olur, yoksa iki kat azap mı?
Siz cehennemi aşk adası mı sandınız da bu kadar rahat olabiliyor ve dalga geçebiliyorsunuz? Cehennemi anlatan ayetlerden sadece birkaç tanesini söyleyeyim de gerisini inkârcılar ve dalga geçenler düşünsün. İşte o ayetler:
خُذُوهُ فَغُلُّوهُۙ ﴿٣٠﴾
ثُمَّ الْجَح۪يمَ صَلُّوهُۙ ﴿٣١﴾
ثُمَّ ف۪ي سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَاسْلُكُوهُۜ ﴿٣٢﴾
اِنَّهُ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ الْعَظ۪يمِۙ ﴿٣٣﴾
وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ ﴿٣٤﴾
فَلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هٰهُنَا حَم۪يمٌۙ ﴿٣٥﴾
وَلَا طَعَامٌ اِلَّا مِنْ غِسْل۪ينٍۙ ﴿٣٦﴾
“Onu (o inkârcıyı) yakalayın da (ellerini boynuna) bağlayın; sonra alevli ateşe atın onu! Sonra da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire sarın! Çünkü o, ulu Allah’a iman etmezdi. Yoksulu doyurmaya (kendi yanaşmadığı gibi, başkalarını da) teşvik etmezdi. Bu sebeple, bugün burada onun herhangi bir candan dostu yoktur. Ancak günahkârların yediği kanlı irinden başka yiyeceği de yoktur.” [2]Hakka, 69/30-37
ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّٓالُّونَ الْمُكَذِّبُونَۙ﴿٥١﴾
لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ﴿٥٢﴾
فَمَالِـؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَۚ﴿٥٣﴾
فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَمٖيمِۚ﴿٥٤﴾
فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْهٖيمِؕ﴿٥٥﴾
هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّٖينِؕ
“İşte siz, ey sapıklar, yalanlayanlar! Doğrusu bu zakkum ağacından yiyeceksiniz, karınlarınızı onunla dolduracaksınız. Onun üzerine (erimiş maden tortusu gibi) kaynar su içeceksiniz. Hem de susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.” [3]Vakıa, 56/51-56
Sevgili Peygamberimiz de şöyle buyurmuşlardır: “Ey iman edenler! Allah’tan O’na yaraşır şekilde korkun ve ancak Müslüman olarak can verin. Zakkum ağacından yeryüzüne bir damla düşürülse (dünyadaki bütün yiyecekleri zehir yapmaya yeter ve) dünya halkı acılara gömülürdü; ondan başka yiyeceği olmayanların halini düşünün!” [4]Müsned, I, 301, 338; İbn Mâce, “Zühd”, 38.
Ey havalılar, kibirliler! Ey Allah’a kulluğun ve ibadetin mutluluğundan mahrum kalmış olanlar! Ey eninde-sonunda ölüme yenilenler ve yenilecek olanlar! Ölüm gelmeden aklınızı başınıza alın. Ne yaptıklarınıza, ne söylediklerinize ve ne dinlediklerinize bir bakın. İslâm’ı kendinize uydurmayın, siz ona uyun. Uyun da iki dünyanın cehenneminden kurtulun. Kendimi de muhatap alarak söylüyorum: İslam’ın ahkâmına ve onu getiren Hz. Muhammed’in (sav) ahlakına uyun da iki dünyanız da cennet olsun.