Dr. Vehbi KARAKAŞ
Toprağın altında çekirdeği, toprağın üstünde meyveye dönüştüren Allah, dünyada kılınan namazı da, ahirette cennete dönüştürecektir. Dünyada kıldığınız namaz, ahirette cennet, söylediğiniz Elhamdülillah gibi mübarek sözleriniz de orada cennet meyvesi olarak size takdim edilecektir.
-Nasıl?
-Şöyle: Toprağa gömdüğünüz tohumlar, çekirdekler aşağıya, yukarıya doğru harekete başlarlar. Aşağıya doğru giden kökler, üstte ağacın meyvelerine lazım olan maddeleri, madenleri, vitaminleri toplarlar. İçlerindeki manevî asansörlerle yukarıya gönderirler. Hem de farkına varmadan, şuurları ermeden. Tıpkı bir saat gibi. Saat, vakitleri bize gösterir, ama ne iş yaptığını bilmez. Saate bu işi yaptıran ustası ve kurucusu olduğu gibi köklere de o şuurlu işleri yaptıran yaratıcıları olan Allah’tır.
Bir an için köklerin akıllı ve şuurlu olduğunu kabul edelim ve onlara seslenelim:
-Hey kökler! Sizin şu yerin altında, çamurların ve karanlıkların içindeki çalışmanız (tabir caizse namazınız) var ya işte bu çalışmanız yer yüzünde ağaç oluyor, ağaçların dallarında elma, armut, nar, incir, portakal oluyor, toprağın üstünde kabak, kavun ve karpuza dönüşüyor. Kökler dönse bize:
-Yahu biz çamur yiyoruz. Nasıl olur da çamur meyveye dönüverir. Biz aklımızın almadığı, gözümüzün görmediği şeylere inanmayız, deseler ne kadar haksız ve akılsız olduklarını ortaya koymuş olmazlar mı?
İşte şu anda biz değerli okurlarım, o kökler gibiyiz. Dünyamız da cennete göre toprağın altı gibi bir şey. Allah bizi yaratıp dünyaya atmakla bizi dünya tarlasına ekmiş oluyor. Bizim bu dünyadaki çalışmalarımızdan yani namazımızdan, fukaraya yardımımızdan ve dürüstlüğümüzden ahirette cenneti çıkaracak. Bizim bu dünyadaki zikrimiz, fikrimiz ve şükrümüz cennet meyveleri ve nimetleri olarak bize takdim edilecek. Burada elhamdülillah diyeceğiz, orada meyveleşmiş elhamdülillahlar yiyeceğiz.
-Nasıl olur, demeyin.
-Köklerin yer altındaki faaliyetlerinden, yer üstünde türlü türlü yiyecekler ve meyveler çıkaran Allah, Müslümanın imanından, ihlasından, infakından, ihsanından, takvasından, adaletinden, namuslu ve edepli yaşamasından, güzel ahlakından da cenneti çıkaracaktır.