Mezuniyet Töreni Konuşması: SEVGİLİ ÖĞRENCİLER, SAYGDEĞER HOCALAR VE ELİ ÖPÜLESİ ANNE-BABALAR!

Close-up of rolled diplomas tied with red ribbons on a wooden desk, ready for presentation.
Okuma süresi: 3 dakika

Mezunlar buluşması programı: SEVGİLİ ÖĞRENCİLER, SAYGDEĞER HOCALAR VE ELİ ÖPÜLESİ ANNE-BABALAR!

Dr. Vehbi KARAKAŞ

(Davet edildiğim “Mezunlar Buluşması programı” sebebiyle yıllar önce fakültemizden mezun olan öğrencilerime yapmış olduğum bu konuşmayı yeniden paylaşmak istedim. Üşenmeden tüm değerli okurlarımın okumasını ve çevrelerine okutmalarını rica ediyorum.)

Çok değerli meslektaşlarım, sevgili öğrenciler!

İlahiyat fakültesinden mezun olmayı çok istiyordunuz. İşte oldunuz. Sizi tebrik ediyorum. Bir fakülteden mezun oldunuz ama, yeni bir fakülteye hayat fakültesine kaydoldunuz. Hayat fakültesinde de başarılarınızın devamını diliyorum. İlahiyat fakültesinden mezun olmayı istediniz; sakın hayat fakültesinden mezun olmayı istemeyiniz! Çünkü dünyanın sizin gibi güllere, güzellere, güzel insanların rehberliğine ihtiyacı var. Ömrünüz uzun, yolunuz ve bahtınız açık olsun.

Büyüklerimiz, “Rütbetülilm a’lerrütep=İlim rütbesi bütün rütbelerin üstündedir” demişler. Ben de buna benzeterek bir cümle söylüyorum: “Rütbetü’l-ubudiyye a’le’l-makamat Yani “Allah’a kulluk makamı, bütün makamların üstündedir.” Bu iki cümleden birincisi, bize, dikleşmeden dik durmayı, ilmin ve dinin izzetini korumayı, ikincisi de şerefi ve itibarı Allah’ın rızasında görmeyi ve onunla yetinmeyi öğretmektedir.

Sevgili öğrenciler! Sizler toplumun imamları ve önderlerisiniz. Mihrapta önde olduğunuz gibi, fazilet ve güzel ahlakta da önde olacaksınız, olmalısınız. İlimde, edepte, tavazuda, hikmette kıraette, tilavette, fesahet ve belağatta, şefkatte, fedakârlıkta, adalette, temizlikte, takvada önde olacaksınız. Helallerle yetinmede, haramlardan sakınmada, ahde vefada, kısaca güzel ahlakta önde ve herkesin önünde olacaksınız. Çünkü icra ettiğiniz meslek peygamber mesleğidir. Siz, Hz. Peygamber’in (sav) meslektaşlarısınız. Önce Allah’ın, sonra da Peygamber’in ahlakıyla ahlaklanmak bizim hepimizin boynunun borcudur. Önde olacağız ama, bu önde oluş, bize gurur ve kibir vermeyecektir. “Nefis cümleden edna, vazife cümleden a’lâ” “Hizmette önde, ücrette geride”prensibi üzere hareket etmeliyiz. Sizler ilmiye sınıfına mensup insanlarsınız. Allah Teala:

إِنَّمَا يَخْشَى اللَّهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمَاءٌ

“Kulları içinde Allah’tan hakkıyla korkanlar, ancak ve ancak âlimlerdir.” [1]Fatır, 35/28 Buyurmuş, başka bir sınıf için bunu söylememiştir. Hadis-i şerifte de: “İnnemelulema veresetülenbiya.” buyurulmuş, yani “Şüphesiz ki âlimler, ancak peygamberlerin varisleridir.” [2]Tirmizî, İlim, 19 Madem nimetlerin en büyüğüne mazhar olmuşuz, öyleyse bu nimetin şükrünü eda etmek, bu nimetin sahibine azami teşekkürü sunmak da yine bizim boynumuzun borcu olmuştur.

Değerli arkadaşlar! Elinizde, yaş ve kuru her şeyi içinde toplayan bir kitap var. Adı, Kur’ân. Onun kelimeleri ve kelamları bitmez. Çünkü o İlmi Sonsuz’dan gelmiştir. Yine elinizde İslam gibi bozulmamış hak bir dininiz var. Bu yüzden çok şanslı, çok haklı ve çok güçlüsünüz. Önünüzde kusursuz bir Peygamberiniz var. Onunla ne kadar iftihar etseniz azdır. Onu ölçü alan haddini aşmaz, hak yoldan şaşmaz, azaba düşmez.

Sevgili arkadaşlar, “Kemalin cemali dindir.” Yani dininiz olmazsa güzelliğiniz on para etmez. “Hak din saadetin fihristesidir.” Yani bütün mutlulukların listesi İslamiyet’tir veya İslamiyet’tedir. “Biz bu dünyaya kesb-i kemal ve seyr-i cemal için gelmişiz.” Yani bu dünyaya gelişimizin gayesi Cenab-ı Hak’kın cemalinin cilvelerini seyretmek, onun güzelliklerine hayran olmak ve hayret secdelerine kapanarak, namaz miracıyle yükselmektir. “Teallümle tekemmül” yani öğrenerek olgunlaşmak insanın işidir. İnsan ilmiyle amel etmezse Allah’ın rızasını kazanamaz. “Akılsız çalışan canlılar”dan veya akılsız çalışan cansızlardan, bilgi sayardan farkı kalmaz, hatta onlardan da aşağı düşer.

“Allah katında en değerliniz, Allah’ın emirlerini yerine getiren, yasakladıklarından uzak duranlarınızdır.” [3]Hucurat, 49/13  âyetini, “Allah sizin servetinize ve suretinize, (kuvvetinize ve şöhretinize) bakarak size değer vermez. Sizin kalbinize ve amellerinize bakarak sizi değerlendirir.” [4]Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539 hadisini unutmamalıyız. Makamımız yükseldikçe, tevazuumuz, ilmimiz arttıkça Allah’a olan sevdamız ve secdemiz artmalıdır. Yükseldikçe alçalma, alçaldıkça yükselme bizim secdemizin şiarı, medeniyetimizin özelliğidir.

Şu duayı, günlük dualarımızın arasına alalım: “Allahım! Beni kendi gözümde küçük, başkalarının gözünde büyük eyle!” Kendi gözümde küçük olayım ki kimseye hava atmayayım. Başkalarının gözünde büyük olayım ki, etkim artsın, o etki ile insanları Kur’ân’ın etrafında toplamaya muvaffak olayım.

Sevgili öğrencilerimize bir tavsiyemiz de şudur: Bütün derslerin asıllarını ve fasıllarını hep Kur’ân’da ve Sünnette arayın. Zaten yaş ve kuru her şey Kur’ân’da mevcuttur. [5]Bkz. En’am, 6 / 59 Yani her şeyi, bütün ilimleri ve bütün güzellikleri bu ikisinde yani Kur’ân ve Sünnet’te bulmak mümkündür. Çünkü bu iki güzel, yani Kur’ân ve Sünnet, iki güzelden gelmiştir: Biri Cemil-i Mutlak olan Rabbimiz, diğeri de Habib-i Mutlak olan Peygamberimizdir. Peygamberimizdeki kemal ve cemal de Allah Teala’nın cemal ve kemalindendir.

İmam Malik demiştir ki: Kur’ân ve Sünnet Nuh’un gemisi gibidir. O gemiye binen kurtulur, binmeyen boğulur.

Işık böceği kendi ışıkçığına güvendiği için gecenin karanlıklarında kalmıştır. Arı ise, bütün çiçeklerin yüzünü güldüren güneşin ışığına kanat açtığı için, güneşin yetiştirdiği her çiçekten nasibini almış, bal gibi harika ve şifa olan bir ürünü Allah’ın izni ile yapmaya muvaffak olmuştur. Kibir insanı nimetten ve cennetten mahrum eder. Tevazu insanı nimete ve cennete kavuşturur. Hiçbir şeyi küçük görmeyin. “Bir çivi, bir nal kurtarır, bir nal, bir at kurtarır, bir at, bir mücahit kurtarır, bir mücahit bir devlet kurtarır.”

İlahiyatçı, sohbetlerinde, vaaz ve konferanslarında ayet ve hadislerin orıjinallerini çok rahat ve doğru okuyabilmelidir. Okudukları ve söyledikleriyle amel etmeli, ilmiyle amel etmeyenlerle ilgili Allah’ın tehditlerini [6]Bkz. Bakara, 2 / 44; Saff, 61 / 23; Cuma, 62 / 5  de hatırdan çıkarmamalıdır.

Sevgili öğrenciler,

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi, muhterem hocalarınızı ve eli öpülesi ana-babalarınızı kutluyorum. Allah ilminizi artırsın, ilmiyle amel eden Salih kullarından eylesin. Söylediklerimizi yapmaya, yaptıklarımızı söylemeye hepimizi muvaffak eylesin. Allah’a emanet olun, hoşça kalın, dostça kalın, hakkınızı helal edin sevgili ve saygıdeğer öğrencilerim! [7]Mezuniyet konuşmamın tamamı için bkz. Karakaş, Vehbi, Hitabet Sanatı, 115. Siyer Yayınları-İstanbul-2020.


Dipnotlar

Dipnotlar
1 Fatır, 35/28
2 Tirmizî, İlim, 19
3 Hucurat, 49/13
4 Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539
5 Bkz. En’am, 6 / 59
6 Bkz. Bakara, 2 / 44; Saff, 61 / 23; Cuma, 62 / 5 
7 Mezuniyet konuşmamın tamamı için bkz. Karakaş, Vehbi, Hitabet Sanatı, 115. Siyer Yayınları-İstanbul-2020.

Diğer Makaleler