YOKSA BİZ, BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİNİ BOŞUNA MI VERMİŞİZ?

A woman in a floral hijab standing outdoors, looking at a foggy cityscape. Captured from behind.
Okuma süresi: 3 dakika

YOKSA BİZ, BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİNİ BOŞUNA MI VERMİŞİZ?

Dr. Vehbi KARAKAŞ

Bazı vicdan sahipleri bana geldi:

-Hocam, dediler, açık-saçıklık sınır tanımıyor. Hatta örtülülerden bile açılanlar var. Hatta ve hatta bu açılanların içinde İmam-Hatip Lisesi öğrencileri de var. Bu hususta bir makale kaleme alsanız belki insafa gelip te açılmaktan vaz geçenler olur. Açıklardan da belki kapananlar olur. (Belki büyük bir hayra ve uyanışa vesile olursunuz.)

Ben de dedim: Kardeşim benim hayatım, müstehcenlikle mücadele ile geçti. Sayısını bilmediğim vaazlarımda, derslerimde, konferanslarımda, onlarca kitabımda Müslümana örtünmenin farz olduğunu, açılıp saçılmanın haram olduğunu anlattım. Hem de Müslümanlık davası güdenler başta değil iken bu mücadeleyi verdim. Defalarca şikâyete uğradım. Müftülüklerde, Kaymakamlıklarda ve Karakollarda ifade verdim. Şimdi ise Müslümanlık davası güdenler başta ve başörtüsü yasak olmaktan çıkmış bulunmaktadır. Buna rağmen örtülü oldukları halde açılanlar ve çok açılmak isteyenler var, diyorsunuz. Bunun tam tersi olması gerekmiyor muydu? Bunların imanını ve kimyasını kim bozdu da bu genç kızlar, hatta İmam-Hatip Lisesinin kızları bu hale geldi? Örtülülere ne oldu da açık-saçıklara hevesleniyor oldular? Örtülülere ne oldu da açık-saçıkları bekleyen cehenneme odun olmaya razı oldular. Yoksa biz başörtüsü mücadelesini boşuna mı vermişiz? Yoksa bugün eğitimcilerimiz bu meselenin önemini çok iyi anlatıp kavratamıyorlar mı? Yoksa her şey mükemmel de sosyal medya mı çocuklarımızı zehirliyor, dejenere ediyor. Yoksa yönetim tarzımız mı yanlış?

-Ben kendi payıma düşeni söyleyeyim. Dünya da açılıp-saçılmaya karşı çıkan, tesettürü ve başörtüsünü savunan bir ben kalsam, vallahi ve billahi başörtüsü Allah’ın emridir ve kadınlara farzdir, [1] İşte tesettürle ilgili ayetler: A‘râf Sûresi 26-27, Nûr Sûresi 30-31, 60, Ahzâb Sûresi 33 ve 59. diyeceğim. Müslüman olup ta bu şekilde düşünmeyenler vebaldedir; bunlar da müstehcenlerin ve onlara heveslenip açılanların, suçuna ve günahına ortaktır.

Müslümanlık davası güdenlerin yönetimde olduğu bir zaman ve zeminde örtülüler açılıyorsa her halde Allah’tan başlarına gelecek belayı istiyorlar, demektir. Hiç şüphem yok böyle giderse o bela gelir. Hem de çok geçmeden gelir. Allah aklımızı başımıza alıp ta hepimizi tevbe edenlerden eylesin.

“Hak sillesinin sedası yoktur,

  Bir vurdu mu hiç devası yoktur.”

Evet, bela gelir, gelir ama sadece ahlaksızlığı körükleyen, belaya davetiye çıkaran müstehcenler, giyinik çıplaklar yanmaz; onlara tolerans tanıyanlar, tarzlarını yanlış görmeyenler de yanar. İşte ayet:

وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُصٖيبَنَّ الَّذٖينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَٓاصَّةًۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ شَدٖيدُ الْعِقَابِ

”Öyle bir bela ve fitneden korkun ki o bela sadece içinizden zulmedenlere, (suçlulara) dokunmakla kalmaz. (suça ve zulme seyirci kalanları da tokatlar.) Bilin ki Allah’ın cezası şiddetlidir.” [2]Enfal, 8/25

Peygamberimiz de buyurmuşlar ki: “Toplumda pislik çoğalırsa içlerinde iyiler bulunsa bile helâkten kurtulamazlar.” [3]Buhârî, “Fiten”, 4, 28

Ey açık-saçıklara heveslenen örtülüler! “Açık-saçık gezmek Allah’ın azabına ve gazabına çarpılmayı gerektirseydi çırılçıplak sokaklarda, sahnelerde, sahillerde dolaşanlar çarpılırdı.” Dediğinizi duyar gibiyim.

Böyle diyenlere ben de diyorum ki:

-Onlar zaten çarpılmışlar, belanın en büyüğünü bulmuşlar, haberleri yok. Müstehcen bir vaziyette ortalıkta dolaşmaktan daha büyük bir bela var mı? Bu bir, ikincisi de sokaklarda, sahillerde, sahnelerde, ekranlarda müstehcen kıyafetlerle dolaşanlar servetin ve şöhretin içinde yüzseler de huzura hasrettirler. Şimdi değil ise de biraz sonra huzura ve sağlığa hasret kalacak onlar. Ahiretteki cehennem ateşi ve azabı da onları beklemektedir. Bakın onların bu günkü hallerini 1400 sene önce görmüş olan Sevgili Peygamberimiz (sav) nasıl anlatıyor. Buyurmuşlar ki:

“Ateş ehlinden iki sınıf insan vardır, henüz onları görmedim: Onlardan biri: Yanlarında sığır kuyruğu gibi bir şeyler taşırlar. Onunla insanlara vururlar. (Ellerine geçirdikleri resmi coplarla, devlet gücüyle insanlara zulüm ederler.) İkincisi de giyinmiş, çıplak kadınlardır ki bunlar Allah’ın emrine baş kaldırmışlardır. Bunlar, müstehcen ve açık-saçık halleriyle başkalarını da baştan çıkarırlar. Başları deve hörgücü gibidir. Bu kadınlar cennete girmek şöyle dursun, cennetin kokusunu dahi alamazlar. Hem de cennetin kokusu çoook uzak mesafelerden alınabilir olmasına rağmen.” [4]Müslim, Cennet 53, (2857), 52, (2128).

“Giyinmiş fakat çıplak kadın.” İfadesini sahanın otoriteleri üç şekilde yoruma tabi tutmuşlardır. Bunlar:

1-Allah’ın nimetine bürünmüş fakat şükür yönüyle çıplak yani nimetlerin şükrünü eda etmeyen kadınlar.

2-Vücudunun bir kısmını örttüğü halde, diğer bir kısmını açan kadınlar. 3-Bedenin hatlarını belli edecek kadar dar, içini gösterecek kadar şeffaf yani transparan elbiseler giyen kadınlar. Ki bu yorumların hepsi doğrudur. Bu tarz giyinen kadınlar hem dünya ve hem de ahiret azabının hedefidirler. Her an, her yerde cezaya, eziyete, acıya maruz kalabilirler. Allah için tesettüre giren ve tedbiri elden bırakmayan kadının birinci derecede koruması, koruyanı Allah’tır.

Bilekten aşağı el, topuktan aşağı ayak ve tüy bitiminden ibaret yüz hariç bütün beden örtülmelidir. Dikkat çekmek için giyilen cazip renkte elbiseler de “giyinmiş çıplaklar” gurubuna dahil edilmiştir. [5]Bkz. İbrahim Canan, Kütüb-ü Sitte Tercüme ve Şerhi

Ey Müslümanlar ve ey Müslümanların açılan ve açılma hevesini taşıyan çocukları! Bu halinizle siz, kimi sevindiriyorsunuz biliyor musunuz? Allah’ın, Peygamberin ve Kur’an’ın düşmanı olan şeytanları sevindiriyorsunuz; kâfirleri, müşrikleri sevindiriyorsunuz.

Açık-saçık olanlara sonuna kadar özgürlük tanıyıp tesettürlüleri onlara imrendirecek konuma düşürenlere de hakkımızı helal etmiyoruz, etmeyeceğiz. Ne zamana kadar? Bu yanlışa bir çözüm bulacakları zamana kadar. (Devam edecek)


Dipnotlar

Dipnotlar
1  İşte tesettürle ilgili ayetler: A‘râf Sûresi 26-27, Nûr Sûresi 30-31, 60, Ahzâb Sûresi 33 ve 59.
2 Enfal, 8/25
3 Buhârî, “Fiten”, 4, 28
4 Müslim, Cennet 53, (2857), 52, (2128).
5 Bkz. İbrahim Canan, Kütüb-ü Sitte Tercüme ve Şerhi

Diğer Makaleler

  • SİGARALI GENÇ VE BEN

    Okuma süresi: 2 dakikaSİGARALI GENÇ VE BEN Dr. Vehbi KARAKAŞ Yolcu minibüsünün içindeyim. Çarşıdan Fakülteye gidiyorum. Bir durakta kahvehaneden çıkan bir genç, sigarasını ağzından attı, ağzındaki dumanı tamamen boşaltmadan minibüse atladı, yanıma oturdu. Mevsim de kış olduğu için sigaradan mütevellid dayanılmaz bir koku bizi esir aldı.  Kendi kendime: “Bu gence mutlaka bir…

  • YILBAŞI HİÇ BÖYLE ANLATILMADI (FARKLI BİR BAKIŞ)

    Okuma süresi: 3 dakikaYILBAŞI HİÇ BÖYLE ANLATILMADI (FARKLI BİR BAKIŞ) Dr. Vehbi KARAKAŞ Allah Teâlâ, kâinatın bir mabed olduğunu, içindeki her varlığın ibadet eden birer abid olduğunu ilan etmiş ve şöyle buyurmuş: تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ فٖيهِنَّؕ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ وَلٰكِنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْبٖيحَهُمْؕ اِنَّهُ كَانَ حَلٖيماً…

  • ALLAH’I BÖYLE ANLATMALI VE BÖYLE ANLAMALI ( C.C )

    Okuma süresi: 4 dakikaALLAH’I BÖYLE ANLATMALI VE BÖYLE ANLAMALI ( C.C ) Allah: 1- Yarattığı muhteşem kâinatla ve içindeki canlı-cansız muntazam, müzeyyen ve mümtaz eserleriyle anlatılmalı. Denilmeli ki: Tahtaya yazdığınız bir “gül” kelimesi veya çizdiğiniz bir gül resmi kendi kendine yazılamadığına ve çizilmediğine göre, bahçedeki rengiyle, kokusuyla, deseniyle herkesi mest eden hakiki…

  • İki Hak

    Okuma süresi: < 1 dakikaİKİ HAK İnsanın üzerinde ödemesi gereken iki hak var. Biri Allah’ın hakkı, diğeri de çevrenin hakkı. Bunu şu şekilde de söyleyebiliriz: İnsanın iki görevi vardır. Biri, Allah’ın emirlerine saygı, diğeri de Allah’ın yarattıklarına şefkat. Bazı insanlar var, namaz kılar, ama kul hakkı yer, çevreye merhamet göstermez. Bu insan yarımdır,…

  • Mehmet Emer Dostumuzun Ardından  

    Okuma süresi: 2 dakikaMEHMET EMER DOSTUMUZUN ARDINDAN   Dr. Vehbi KARAKAŞ  Çok yakın dostlarımdan bir güzel insanın daha ahirete irtihal haberini almış bulunuyorum. Bu güzel insan, Hacı Mehmet Emer’di. Rabbim onun sahibi olsun. Çıktığı ahiret yolculuğunda darda koymasın. O bizim dostumuz ve arkadaşımızdı. Petrol istasyonlarına zaman zaman bizi davet eder, hürmet ve muhabbetle…

  • AHİRETTE İKİ ZÜMRE BİRBİRLERİNDEN DAVACI OLACAKLAR VE BİRBİRLERİNDEN KAÇACAKLAR!

    Okuma süresi: 3 dakikaAHİRETTE İKİ ZÜMRE BİRBİRLERİNDEN DAVACI OLACAKLAR VE BİRBİRLERİNDEN KAÇACAKLAR! Dr. Vehbi KARAKAŞ Bu iki zümrenin ikisi de ahirette “eyvah” diyecek ve dizlerini dövecekler, birbirlerinden davacı olacaklar ve birbirlerinden kaçacaklar. -Neden? -Bunun nedenini gelin isterseniz Kur’an’ın şu üç ayetinden öğrenelim. Allah Teala buyuruyor ki: وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَتَّخِذُ مِنْ دُونِ…